Zâhir ve bâtın âlemine ait bilinemeyen gerçeklere sezgiyle
ulaşan,
Tasavvufun yüzyıllardır anlattığı,
Bitmez tükenmez enerjiyi,
Günümüzde gözler;
Her bilgiyi manyetik ortamda kaydedebilen, tasnif eden,
İstenildiğinde kolayca ulaşılan,
Bilgisayarlarda görmeye başladı.
*
(Teoriye göre kitle ve enerji aslında birdi ve aralarındaki
ilişki E=mc2 denklemiyle ifade ediliyordu.)
Adına “sanal âlem” dense de,
Gözler yine “ancak görünce” inandı.
*
Unutulmamalı ki Galile’yi,
“Dünya dönüyor” dediği için Engizisyon mahkemelerinde
süründüren zihniyet,
Görüneni mahkûm etmişti.
*
Kendisinden yüzlerce sene sonra ortaya çıkan telgrafın
çalışma tekniğini bildirerek,
Edison’u “üstadım” demek mecburiyetinde bıraktığına
inanılan,
Tasavvuftaki yüksek derecesi sebebiyle,
“Vahdet-i vücûd” konusunda söylediği bazı sözleri çarpıtılıp,
İftiraya uğrayan Sûfî İbn Arabî’nin söylediği,
Basın üstadı Feyzullah Aktan’ın da dediği:
“Sınırsız güç yok! …”
*
Evet, “Allah her şeyi dikkatli bir tanık olarak
gözetlemektedir.” (Nisa, 4/33)
*
“Siccin nedir, bildin mi? O yazılıp numaralanmış (bilgi
işlenen/girilen) bir kitaptır!”
“İlliyun nedir, bildin mi? O numaralanmış (bilgiişlem
merkezi gibi) bir kitaptır!”
(Mutaffifin, 83/ 8- 9- 19- 20)
* * *
İşte böyle dostlar;
Zâhirde üzülen ilahi adaleti arıyor.
Yine Mutaffifin Suresi “Yazıklar olsun, ölçü ve tartıda hile
yapanlara!” diyor. (83/1)
*
Hâşa, biz hep ölçü denilince kumaşı,
Tartı denilince domatesi mi anlarız?
__________ o __________